Kovid-19

Tıbbın Geleceği Uzaktan Muayene, Yani Tele-Sağlıkta mı?

Pandemi sırasında hastalar ve doktorların telefon veya video ile muayeneye girmesi gittikçe yaygınlaştı. Peki tele-sağlık tıbbın kalıcı bir parçası olabilecek mi?

Etkileyici rakamlarla başlayalım. 61 milyar dolar: 2019’da küresel tele-sağlık pazarının yıllık hacmi. 560 milyar dolar: 2027’de küresel tele-sağlık pazarının tahmini yıllık hacmi. 37 milyar dolar: Doktorlara tele-sağlık altyapısı sağlayan Teledoc’un mevcut değeri. 17 km: ABD’nin kırsal kesimindeki bir evin en yakın hastaneye olan ortalama mesafesi. Yüzde 54: 2020’de tele-sağlık kullanımının 2019’a göre artış oranı

Tele-sağlık uygulamalarını tıbbın kalıcı bir parçası haline getirmek için ne gerekiyor?

Hastaların önce bir botla sohbet etmeye başladığı, ardından gerektiğinde bir sağlık görevlisine yönlendirildiği, artırılmış gerçeklik muayeneleri olabildikleri tele-sağlık uygulamaları (görüntülü görüşme) mevcut. Hatta kan değerleri gibi ölçümleri yapan test kitlerini evde kullanıp sonuçlarıyla muayeneye girilen tele-sağlık hizmetleri de var.

Hizmetlerin maliyeti, sigortaların hizmeti karşılamaması, bağlantı yetersizliği gibi çözülmesi gereken operasyonel sorunların yanında hastalar ve tıp camiasının ortak endişesi olan “Alınabilecek bakım seviyesinin yeterliliği” konusu da tele-sağlık önündeki en önemli engellerden. Bu sorunlardan bazıları geçici olarak çözülmüş olsa da tele-sağlığın gelecekte tıbbi uygulamanın düzenli bir parçası olması için düzeltmelerin kalıcı hale getirilmesi gerekiyor.

doktor goruntulu gorusme hastane hasta |
Pandemi sırasında hastalar ve doktorların telefon veya video ile muayeneye girmesi gittikçe yaygınlaştı. Peki tele-sağlık tıbbın kalıcı bir parçası olabilecek mi?

Ancak tele-sağlık uygulamalarının yaygınlaşması için çözülmesi gereken en önemli sorun güvenlik. Sağlık hizmeti sağlayıcıları verilerini dijital olarak depolamaya başladığından beri, sistemler bilgisayar korsanları için iştah açıcı hedefler haline geldi. Sağlık kayıtları, hastaların kimliklerini çalmak için kullanılabilecek tonlarca hassas, kişisel bilgiyi depoluyor. Kötü niyetli kişiler bu verileri karaborsada satabilir. Zira sağlık hizmetleri kayıtları, günümüzde çalınan kredi kartı bilgilerinden daha değerli durumda.

Tele-sağlık, sağlık hizmetlerini daha eşit hale getirecek mi?

QUARTZ’a göre sağlık hizmetlerine erişim, kırsal ortamlarda yaşayanları, etnik ve ırksal azınlıkları, LGBTQ topluluğu üyelerini (özellikle trans bireyleri) ve engelli bireyleri etkilemekte. Pandemi sırasında daha fazla insanın tele-sağlık uygulamaları sayesinde tıp hizmetlerine ulaşabilmesi elbette ki olumlu bir gelişme. Ancak tele-sağlığın uzun vadede halkın aldığı sağlık hizmetlerini iyileştirmesi için teknolojiye erişimin, sigorta sorunlarının ve internet erişiminin de iyileştirilmesi şart.

devamı...  Samsun alarm veriyor! Samsun ili "Çok yüksek riskli" bölgesinde

KAYNAK: QUARTZ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu